|
Enbiya Suresi 100
Lehum fîhâ zefîrun ve hum fîhâ lâ yesmeûn(yesmeûne).
1. lehum : onlar
2. fî-hâ : orada (vardır)
3. zefîrun : ızdıraplı inilti
4. ve hum : ve onlar
5. fî-hâ : orada
6. lâ yesmeûne : işitmezler
İmam İskender Ali Mihr : Onlar, orada (ızdırap ile) inlerler. Ve onlar, orada (bir şey) işitmezler.
Diyanet İşleri : Onların orada derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler.
Abdulbaki Gölpınarlı : Orada şiddetle inleyerek nefes alacak onlar ve onlar, orada hiçbir şey duymayacaklar.
Adem Uğur : Orada onlara inim inim inlemek düşer. Yine onlar orada (hiçbir iyi haber) duymazlar.
Ahmed Hulusi : Onlar için orada şiddetli - horultulu inleme vardır ve onlar orada (dünyadaki sağırlıklarının devamı olarak) işitmezler!
Ahmet Tekin : Orada onlar inlerler, hiçbir şey de duymazlar, duyma organlarını kullanamazlar, hiçbir şeyden haberleri olmaz.
Ahmet Varol : Onlara orada şiddetli inlemeler vardır ve onlar orada duymazlar.
Ali Bulaç : Orda kendileri için, `kemikleri çatırdatan inlemeler` vardır. Onlar orda işitmezler de.
Ali Fikri Yavuz : Öyle ki, o putlara tapanların, orada iniltileri vardır, ve onlar orada hiç bir merhamet sesi duymazlar.
Bekir Sadak : Orada onlara ah etmek vardir; birsey de isitemezler.
Celal Yıldırım : Onlara, orada ah, vah edip inlemek vardır ve orada bir şey de işitmiyeceklerdir.
Diyanet İşleri (eski) : Orada onlara ah etmek vardır; birşey de işitemezler.
Diyanet Vakfi : Orada onlara inim inim inlemek düşer. Yine onlar orada (hiçbir iyi haber) duymazlar.
Edip Yüksel : Onlar için orada iç çekip inlemek vardır; hiç bir şey de işitemezler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Öyle ki onların orada bir zefîri var, bunlar da orada iken işitmiyecekler
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onların orada öyle bir iç çekişleri var ki, tapılanlar orada oldukları halde işitmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Orada onların bir inlemeleri vardır. Bunlar orada (sağır olup) bir şey de işitemezler.
Fizilal-il Kuran : Onlar orada hırıltılı sesler çıkararak inleyeceklerdir ve kulakları hiçbir ses işitemeyecektir.
Gültekin Onan : Orda kendileri için `kemikleri çatırdatan inlemeler` vardır. Onlar orda işitmezler de.
Hasan Basri Çantay : Orada (hakları) inim inim inlemekdir onların (tapılanların). Bunlar orada da (sağır olub bir şey) duymayacaklardır.
Hayrat Neşriyat : Onlar için orada inim inim inlemek vardır. Ve onlar orada (hiçbir şey)işitmezler.
İbni Kesir : Orada inim inim inleyecekler ve bir şey de işitmeyeceklerdir.
Muhammed Esed : Orada onların payına ah edip inlemek düşecek; ve orada (başka) bir şey işitmeyecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlar için orada gayet şiddetli bir nefes alma vardır ve onlar orada (hiçbir şey) işitemezler.
Ömer Öngüt : Onların orada bir nefes vermeleri var ki! Bir şey de işitmeyeceklerdir.
Şaban Piriş : Orada inim inim inleyecekler ve hiçbir şey işitmeyeceklerdir.
Suat Yıldırım : Onlar orada inim inim inleyecekler, kendilerini sevindirecek hiçbir haber de işitmeyeceklerdir.
Süleyman Ateş : Onlar için bir inleme ve soluma vardır! Ve onlar orada (azâbın dehşeti içinde hiçbir şey) işitmezler.
Tefhim-ul Kuran : Orda kendileri için, `kemikleri çatırdatan inlemeler` vardır. Onlar orda işitmezler de.
Ümit Şimşek : Orada onlar için dehşetli bir inleyiş vardır; başka birşey de işitmezler.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlar için orada derin bir iç çekiş var. Ve onlar orada hiçbir şey işitmezler.
|